D Vitamini Nedir?

D vitamini biyokimyasal olarak sterol grubuna ait bir vitamin olması dolayısıyla yağda çözünebilir ve vücutta depolanabilir. D vitamini ailesine ait sterollerden en önemlisi kolekalsiferol yani vitamin D3’tür2. Beslenme ile birlikte D vitamini bitkisel ya da hayvansal ürünlerden alınabilir. Aynı zamanda güneşten gelen ultraviyole b ışınları, öncül D vitamini formlarından deride fotokimyasal olarak D vitamini oluşturabilir. Normal koşullar altında insan vücudunda bulunan D vitamininin büyük bir kısmı deride sentezlenir1. Beslenmeyle alınan veya deride sentezlenen D vitamininin vücuttaki metabolik görevlerinde yer alabilmesi için aktif formuna dönüştürülmesi gerekir. Bu aktifleşme süreci öncelikle karaciğerde sonrasında da böbreklerde gerçekleşir1. D vitaminin en temel görevi kemikte ve kan dolaşımında yer alan kalsiyum miktarının ayarlanmasıdır. Bu işlevini, ince bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttırıp, böbrekler vasıtasıyla da atılımını azaltarak yerine getirir. Dünya üzerinde yaklaşık olarak 1 milyar insanın D vitamini eksikliği olduğu tahmin edilmektedir8. Bu nedenle D vitamini eksikliği küresel bir sağlık problemidir ve eksikliğinin en önemli sebebi de temel oluşum mekanizması olan güneş ışığından faydalanmanın azalmasıdır3.  

D vitamini eksikliğinde ne olur?

Kemiğin mineral içeriğinin büyük çoğunluğunu kalsiyum ve fosfor iyonları oluşturur. D vitamini eksikliğinde kemik mineralizasyonu doğru şekilde gerçekleşemeyeceği için iskelet sistemi ile ilgili birtakım problemler meydana gelir. Çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı oluşan iskelet sistemi hastalığına raşitizm adı verilirken bu durum erişkinlerde meydana geldiğinde osteomalazi adını alır. Osteomalazi gelişimi sonrası en belirgin yakınma sırt, kalça ve bacaklarda meydana gelen ağrıdır. Bu ağrı genellikle belden başlayarak vücudun diğer bölgelerine yayılır1. Aynı zamanda D vitamini seviyesinin düşük olması dolaylı yoldan kemik yıkımını arttırması nedeniyle eğer kişide osteoporoz mevcut ise bu durumu hızlandırıp kötüleştirebilir1.  D vitamini eksikliği sonucu dolaşım sistemi de etkilenebilir. Yeterli düzeyde D vitamini varlığında, damar sertleşmesi daha az oluşur ve özellikle kalbin beslenmesinden sorumlu koroner damarlarda dolaşan kan akımı korunur5. Kalp ve damarlar üzerinde bu koruyucu etkileri sayesinde kardiyovasküler tedaviye ek olarak normal vitamin d seviyeleri, kişinin tansiyonunun aşırı yükselmesi ya da kalp krizi geçirme ihtimaline karşı koruyucu etki yapabilir5.  D vitamini eksikliğinin ilişkili olabileceği diğer bir hastalık grubu ise psikiyatrik bozukluklardır.  D vitamini sinir hücrelerinin sağlıklı çalışması için önemli rol oynar. Anne karnında D vitamini eksikliğine maruz kalan bir çocukta otizm ve şizofreni gibi yapısal bozukluklar ortaya çıkabilir7. Aynı zamanda D vitamini seviyelerinin düşük olması depresyon ile de ilişkilendirilmiş olup7, çağımızın önemli sağlık sorunları olan depresyon ve kaygı bozukluğunda D vitamini seviyelerinin normal olması hastaların tedavilerine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir6 . D vitamini seviyesi normal olan bireylerde yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan durumların yavaşlaması beklenebilir4.

2020330-EIP193-Dynavit Magnesium Citrate 200 mg8

Referanslar

1- http://www.turkosteoporozdergisi.org/archives/archive-detail/article-preview/an-pandemisi-d-vitamini-eksiklii-ve-yetersizlii/8127
2- https://www.journalagent.com/kpd/pdfs/KPD_6_2_102_113.pdf
3-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28516265
4-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28949008
5-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28742648
6- http://static.dergipark.org.tr/article-download/94ed/67c1/126f/5c938cc34ed79.pdf?
7-http://dergipark.org.tr/en/download/article-file/394047
8- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK532266/
 

Lütfen bekleyiniz...