Bağışıklık Nedir?

Vücudumuz, normal koşullarda sürekli olarak bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroorganizmalarla temas halindedir. Özellikle deri, solunum yolu, idrar yolu, sindirim kanalı gibi dış ortamla ilişkili bölgelerde, mikroorganizmalar bol miktarda bulunur. Bu mikroskobik canlılar, fırsat bulduklarında vücudumuzu işgal edebilir.

Herhangi bir dirençle karşılaşmadıklarında vücudumuzda bulunan protein, karbonhidrat, yağ molekülleri gibi değerli maddeleri kendi gereksinimleri için almaya ve organizmamıza zarar vermeye başlarlar. Bu “el koyma” belirli bir miktarı geçtiğinde vücudumuzda hastalık belirtileri ortaya çıkar. Aslında barsak mukozası, ağız içi, deri üstü gibi organlarda birçok bakteri sürekli olarak yaşadıkları halde hastalıklara yol açmaz, hatta yararları bile vardır. Örneğin, barsaklardaki çeşitli bakteriler, besinleri sindirmemize yardımcı olur ve bazı önemli maddeleri sentez eder. Flora bakterileri adı verilen bu bakteriler, organizmamızdan çok “az” şey aldıklarından bize zararları dokunmaz. Ancak ister dışarıdan gelen mikroorganizmaları olsun, ister flora mikroorganizmaları olsun, belirli koşullarda gereğinden çok şeye el koymaya başladıklarında, enfeksiyon denilen hastalıklar ortaya çıkar.

Bağışıklık sistemi nedir?

Bağışıklık sistemi, vücudunuza giren antijenlere karşı antikor üreterek saldırıya geçen ve vücudunuzu koruma altına alan sistemdir. Antikorlar ise antijen olarak adlandırılan yabancı maddeleri tespit ettiğinde onlara karşı savaşmak için bağışıklık sistemi tarafından üretilen proteinlerdir.
Hepimiz doğal bağışıklık sahibi olarak dünyaya geliriz. Bir tür genel koruma olan doğal bağışıklık, vücudun yabancı organizmaları belirleyip onlara karşı geliştirdiği savunmadır. Kalıtsal olan doğal bağışıklık sistemi zararlı istilacıları tespit eder, etraflarını çevreler ve onları yok etmek için savaşır.  İstilacı hücreler doğal bağışıklık sistemi hücreleri tarafından etkisizleştirilir. Doğal bağışıklık sisteminin farklı koruyucu mekanizmalarına örnek olarak; öksürük refleksi, göz yaşı ve cilt yağlarında bulunan enzimler, bakteri ve küçük partikülleri yakalayan mukus, cilt ve mide asidini verebiliriz.
Zamanla vücudunuz zararlı antijenleri tanır ve onlara verilen yanıtı hızlandırır. Edinsel bağışıklık olarak tanımladığımız bu durumda, vücut daha önce karşılaştığı antijenlere yeniden rastladığında daha hızlı tepki verir. Vücutta üretilmeyip dış kaynaklardan edinilen antikorlar pasif bağışıklığı oluşturur. Bebekler pasif bağışıklığa sahiptirler çünkü plesenta içerisindeyken annelerinden aldıkları antikorlarla doğarlar. Fakat bu antikorlar 6 ile 12 ay aralığında kaybolur.

Bağışıklık sisteminin 6 ana parçası vardır. Bunları;

  • Beyaz kan hücreleri
  • Antikorlar
  • Kompleman sistemi
  • Lenfatik sistem
  • Dalak
  • Kemik iliği
  • Timüs olarak sıralayabiliriz.

Beyaz kan hücreleri, bağışıklık sisteminin kilit oyuncularıdır. Kemik iliğinde üretilirler ve lenfatik sistemin parçasıdırlar. Bu önemli hücreler, kan ve dokuda hareket ederek bakteri, virüs, parazit ve mantar gibi istilacı mikropları ararlar ve buldukları zaman savunmaya geçerler.
Kompleman sistem ise antikorlar tarafından yapılan savunmayı tamamlayan proteinlerden oluşur. Bir diğer önemli bağışıklık parçası olan lenf sisteminin ana görevleri ise; vücuttaki sıvı seviyelerini yönetmek, bakterilere tepki vermek, kanser hücreleri ve hastalığa yol açabilecek hücrelerle mücadele etmektir
Dalağın mikropları dolaşımdan çıkardığı, yaşlı ve hasarlı kırmızı kan hücrelerini yok ettiği kanı filtreleyen bir organ oluğunu biliyor musunuz? Dalak aynı zamanda hastalıklara karşı savaşan bileşenleri (antikorlar ve lenfositler dahil) üretir.

Kemik iliği, kemiklerinizin içerisinde bulunan süngerimsi dokudur. Vücudumuzun oksijen taşımak için ihtiyaç duyduğu kırmızı kan hücrelerini, enfeksiyonla savaşmak için kullandığımız beyaz kan hücrelerini ve kan pıhtılaşması için ihtiyaç duyduğumuz trombositleri üretir. 
Son olarak Timüs kanı filtreler ve T lenfositleri olarak adlandırdığımız beyaz kan hücrelerini üretir.
Özet olarak, bağışıklık sistemi bir takım gibi birlikte çalışır. Her bir hücre ve dokunun farklı görevi vardır ve birbirleriyle uyum içerisinde vücudunuzu zararlı mikroplara karşı korurlar. Bazı durumlarda bağışıklık sisteminiz görevini yerine getiremeyebilir. Bazı vitamin ve mineral eksikliklerinin de yol açabileceği bazı durumlarda dışarıdan takviye almanızı ve yaşam tarzınızı yeniden düzenlemenizi öneririz

Lütfen bekleyiniz...