Bağışıklık Sistemi ve Beyin Arasındaki Diyalog
 

Bağışıklık sistemi vücudun savunmasında görev alan her şeyi içinde barındırır ve hastalık, enfeksiyon durumu ya da yara iyileşmesi gibi durumlarda görev alır (1). Kan dolaşımı dışında bir diğer sıvı dolaşım güzergahı olan lenfatik kanallar da bağışıklık sisteminin bir parçasıdır (1). Bu kanallarda yüzen berrak lenf sıvı bütün vücudu dolaşır (1). Hem kan hem de lenf sıvısı içerisinde bulunan bağışıklık sistemi elemanları ile bu sistemin işlevlerini yerine getirmesine aracılık ederler (1).
 

Bağışıklık ile Beyin Arasındaki İlişki Nedir?
 

Bu konuda tıp eğitiminde uzun zamandır süregelen genel öğreti merkezi sinir yapılarının bağışıklık sisteminin gözetiminden bağımsız olarak işlevini sürdürdüğü yönündeydi (2). Bu bilginin temel dayanağı ise kan beyin bariyeri adı verilen bir yapının savunma hücrelerinin giriş ve çıkışlarına izin vermemesidir (2). Son yıllarda bu düşüncenin aksine beynin bağışıklık sisteminden tamamen bağımsız olmadığı düşüncesi popüler bir fikir haline geldi (2). Bu yeni bilginin temel dayanağını ise beyin omurilik sıvısının savunma sisteminin bir parçası olan boyun lenf nodlarına akması oluşturdu (2).

Lenf nodları lenfatik kanalları ile birlikte vücudu bir ağ gibi saran lenfatik sistemin birer parçasıdır (2). Herhangi bir hastalık oluşturma potansiyeline sahip etkileşim ile birlikte lenf nodlarında bu etkene karşı uygun cevabın oluşturulmasına başlanır (2). Kan dolu boşluklar ve sinüs (içi hava dolu odacık) yapıları beyinden akan lenf sıvısı güzergahında yer alan diğer yapılar arasında yer alır (2). Sinüslerin duvarı diğer yapılara göre daha geçirgen özelliğe sahiptir (2). Bağışıklık sisteminin hücreleri ve beyinden gelen küçük kimyasal maddeler bu sinüsler içerisine geçerek birbirleri ile etkileşebilirler (2). T hücresi adı verilen savunma hücrelerinin uyarılması bağışıklık yanıtını tetikleyici özellik gösterir (2).

Beyinde meydana gelen kuvvetli bağışıklık aktivasyonu sağlıklı beyin hücrelerine zarar verebilir ve ödem ile sonuçlanabilir (2). Kafatasının sınırlı bir hacme sahip olması nedeniyle beyin ileri derecede ödemi tolere edemeyecek bir organdır (2). Bu durumun önlenmesi adına bağışıklık sistemi, merkezi sinir yapılarına dair gözlemini sınırın dışındaki bölgede gerçekleştirdiği kabul edilir (2).

İyi bir gece uykusu (6) ve düzenli fiziksel egzersiz hem beynin hem de bağışıklık sisteminin normal fonksiyonlarına katkı sağlayan yaşam tarzı değişikliği uygulamaları arasında yer alır (3). Yoğurt gibi fermente gıdalar hem D vitamini hem de probiyotik mikroorganizmaları içeriğinde barındırabilir (5). D vitamini bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunur. (5). Probiyotik mikroorganizma içen besin ve takviye edici gıdalar sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur. Omega-3 yağ asitlerinden DHA ise normal beyin fonksiyonlarının korunmasına katkıda bulunur (4). Greyfurt, portakal, mandalina ve limon gibi meyvelerin içerisinde bulunan C vitamini, bağışıklık sisteminin normal fonksiyonlarına katkıda bulunan bir diğer mikro besin maddesidir (5).


2021344-EIP190-Dynavit68

Referanslar
1- ‘https://www.healthline.com/health/cold-flu/fun-facts#A-river-of-blood-and-lymph’
2- ‘https://www.medicalnewstoday.com/articles/how-the-immune-system-watches-over-the-brain’
3- ‘https://www.webmd.com/a-to-z-guides/features/how-use-your-immune-system-stay-healthy’
4- ‘https://www.healthline.com/nutrition/how-to-boost-immune-health’
5- ‘https://www.healthline.com/health/food-nutrition/foods-that-boost-the-immune-system’
6- ‘https://www.healthline.com/nutrition/10-reasons-why-good-sleep-is-important’