Karmaşık biyolojik işlevlerden biri olan uyku, metabolizma ve motor aktivitenin yavaşladığı geri döndürülebilir bir bilinçsizlik hali olarak tanımlanabilir (1). İyi bir gece uykusu, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite kadar yaşamın önemli bir parçasıdır (3).

Uykunun temel olarak; kritik vücut fonksiyonlarının devam ettirilmesi, enerjinin korunması, kas dokusunun tamiri ve beyinde yeni bilgilerin işlenmesini sağlaması gibi önemli fonksiyonları mevcuttur (2).

Uyku Bozukluğu Nedir?

Uyku bozukluğu, birçok farklı rahatsızlığı bünyesinde barındıran ve kişinin normal uyku düzenini olumsuz yönde etkileyen durumları ifade eder (1). Uykunun süresi kadar uykunun kalitesi de önemli bir konudur (2). Uyku bozukluğu olan bireyler genellikle yeterli sürelerde uyku uyumalarına rağmen derin uyku evrelerine geçiş sırasında problem yaşamaları nedeniyle sabahları dinlenmiş olarak uyanamama gibi yakınmalara sahiptirler (2).

Klinikte sık olarak karşılaşılan problemlerden biri olan uyku problemleri sonucunda bireyin fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal fonksiyonları olumsuz olarak etkilenebilir (1).

Çeşitli medikal ve psikiyatrik durumlar uyku bozukluğu gelişiminde rol oynayabilir (1). Bu rahatsızlıklara ek olarak kişisel ve çevresel bazı faktörler de uyku problemleri ile ilişkili olabilir (1). Mesai saatlerinin uyku saatine denk gelmesi ya da uzun uçak yolculukları sonrası meydana gelen jet lag veya işyerinin aşırı gürültülü bir ortama sahip olması uyku problemlerine yol açan çevresel faktörler arasında değerlendirilebilir (1).

Çeşitli ilaçların kullanımı sonrasında da uyku problemleri ortaya çıkabileceği için dikkatli olunmalıdır (1). Yaşlanma ve çocukluk travması gibi durumlar, uyku problemlerine zemin hazırlayabilecek diğer durumlara örnek teşkil eder (1).

Uykunun Yaşam Kalitesine Etkileri Nelerdir?

Uykunun kalitesi kişinin yaşam kalitesini olumlu veya olumsuz olarak etkileyebilir. İyi bir uyku kalitesi vücuttaki iltihaplanmayı (inflamasyonu) azaltıcı etki gösterebilir (2). Uyku eksikliği ise vücut genelinde inflamasyon halini tetikleyebilir ve olası hücre ve doku harabiyeti ile sonuçlanabilecek olayları başlatabileceği için dikkatli olunmalıdır (2).

Uyku düzeninin bozulması aynı zamanda istemsiz kilo alımı ile de ilişkili olabilir (3). Gerekenden daha az uyuyan bireylerde, yeterli bir uyku kalitesine sahip bireylere göre obezite gelişme riski daha yüksektir (3). Uyku açlığı bulunan kişilerde açlık ve tokluk ile ilgili hormonların düzeyinde meydana gelen düzensizlikler beslenme ile ilgili yanlış davranışları da tetikleyebilir (3). Düşük uyku kalitesi, kişinin artmış bir iştaha sahip olmasına ve daha kalorili yiyeceklere yönelmesine neden olabilir (3).

Uyku kalitesinin artırılmasına fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme gibi yaşam tarzı değişiklikleri katkı sağlayabilir (4). Güneş ışığı alımının arttırılması, geç saatlerde kafein içeren içeceklerden uzak durulması, gündüz vaktinde kestirmekten kaçınmak, yatak odası ile ilgili ısı, nem ve ışık faktörlerinin ideal şartlara getirilmesi ve gece geç saatlerde atıştırmaktan kaçınmak gibi uygulamalar vücudun normal uyku fonksiyonlarını olumlu yönde etkileyebilecek diğer uygulamalar arasında yer alırlar (4).

202175-EIP57-Dynavit11

Referanslar
  1. ‘https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK560720/’
  2. ‘https://www.healthline.com/health/healthy-sleep#benefits’
  3. ‘ https://www.healthline.com/nutrition/10-reasons-why-good-sleep-is-important’
  4. ‘ https://www.healthline.com/nutrition/17-tips-to-sleep-better#_noHeaderPrefixedContent’